Ben, hikâyeyi kendime göre anlatıyorum. Sonuçta insan kendisini kayırmaz mı? Ne yaşamış ya da nasıl hatalar yapmış olursa olsun, insan hep kendini olayların içinden sıyırmaya çalışır. Sütten çıkmış ak kaşık misali.
Bugüne kadar katıldığımız tüm topluluklarda nefret kazandı Nazmiye, hem de bunu büyük bir keyifle yaptı. İnsanlar bana ilgi gösterdikçe o da kendinden nefret ettirmek için çabaladı. Ancak bu şekilde kendisini kabul ettirdiğini ve unutulmaz olduğunu düşündü. (Arka Kapak)
Daha önce Aymesev ve Denize Doğru adlı iki romanıyla yazın dünyasında yerini alan genç kuşak yazarlardan Ceyda Kılınç, yeni romanı Çilekteki Nefret'le okurlarına yeniden 'merhaba' diyor. Çilekteki Nefret, günümüz gençlerinin dünyasını, istek, ilgi ve beklentilerini iyi gözlemleyen ve dile getiren yaklaşımıyla öne çıkıyor. Büyük kentte yaşayan, belirli bir eğitim almış, orta halli ya da daha üst gelir grubu ailelere mensup gençlerin iç dünyalarının, duygusal çelişkilerinin; toplum ve yaşam gerçekleri içinde, kendi istek ve beklentilerinin ardında koşarken yorulmaları, yıpranmaları ve bu koşuda soluk soluğa kalmalarının romanı. Yaşamın gençleri yorması, ne yazık ki yaşadığımız gerçeklerin de başında gelmekte. Yazar, genç karakterler yaratarak onları ete kemiğe büründürmeye, okurda gerçeklik duyumsaması uyandırarak, yaşamla roman kurgusu arasında sıkı bir bağ kurmaya özen gösteriyor.
Romanın başlıca çıkış noktası, günümüzde yaşanan 'iletişimsizlik' olgusu. Teknolojinin sunduğu sonsuz ve sınırsız olanaklara rağmen, özellikle genç kuşağın toplumla, aileleriyle ve kendi aralarındaki iletişimsizlikleri, teknolojinin içinde kaldıkça yalnızlaşmaları; yalnızlıklarını gidermek için yeniden teknolojiye sarılmaları; ve sürüp giden bu kısırdöngü, romanda başarıyla işleniyor. 'Çilek'in ne olduğunu ilerleyen sayfalardan öğreniyoruz; romandaki genç kızlardan birinin sığındığı, dertleştiği biri; ama o da teknoloji dünyasından gelen soğuk bir karakter...
Kuşaklararası uçurum
Yüzyıllar boyunca çocukluğun bir uzantısı olarak değerlendirilen; o nedenle ciddiye alınmayan, önemsenmeyen 'gençlik' kavramına; Avrupa'daki toplumsal aydınlanma dönemi ve sonrasında yepyeni bir algılamayla bakıldı; bu olumlu yönelim, toplumsal ilerlemeyle birlikte giderek daha fazla ivme kazanmaya başladı. Kitapta, günümüzdeki gençlerin öncekilerden çok farklı olduklarını, yaşamı ve dünyayı algılama konusunda önceki kuşakla aralarında derin bir uçurumun yer aldığını görüyoruz. Bu 'farklı', 'sıra dışı' teknoloji gençliğinin daha iyi anlaşılması, onların yaşam tarzı ve değerlerine daha yoğun odaklanılması gerektiğini düşünüyoruz ister istemez.
Romanın bu yönünün yanı sıra, kurgusu ve sürpriz finali üzerinde de durmak gerekir. Ceyda Kılınç, olayların kurgusunu sağlam bir ağ örer gibi oluşturmuş; ayrıntılar arasında en ufak bir boşluk bırakmamaya dikkat etmiş. Kurgusal açıdan, gizem, merak ve heyecan boyutuyla, akıcı ve doğal diyaloglarıyla, okuru şaşırtan sonuyla bir film tadı bırakan Çilekteki Nefret, kelimenin tam anlamıyla 'genç bir roman'.
Bir hastanın anıları
Yazar, karakterlerini psikoloji ve psikiyatrinin verileri doğrultusunda yaratmış. Özellikle kahramanlardan Naz'ın karanlık dünyası, içindeki derin nefret, kıskançlık ve acımasızlık, derinlemesine irdeleniyor. Romanın ana kurgusu ya da şimdiki zamanında, bir kaza sonucu hastanede yatan ünlü bir film ve tiyatro oyuncusunun özel hemşiresine anlattıkları, zamansal geriye dönüşlerle aktarılıyor. Böylece şimdiki zaman içinde, kahramanın önceki yaşantılarına, çocukluk anılarına sık sık açılabiliyoruz. Hastanın anılarını anlatması kırk gün boyunca sürüyor. Roman zamanı, geriye gidişler taşıyan kırk gün üzerine oturtulmuş. Kırk sayısının masal ve mitosları çağrıştıran özel bir sayı olduğunu da unutmamak gerekiyor. Sonlara doğru, senaryonun yaşama, yaşamın senaryoya dönüşümlerinin etkileyici izleri kalıyor okurda. Kahramanın anlatımıyla, yer yer, TV magazin yapımlarından yansıyan parlak, süslü, aldatıcı ve içi boş yaşamların; pop dünyasındaki ünlülerin anlamsız ve yavan sözlerinin eleştirisi de yapılıyor.
Çilekteki Nefret, bu ve benzeri toplumsal, psikolojik yönleriyle dikkati çektiği kadar, okurda 'sahicilik' etkisi bırakması ve kurgunun yaşamın yansımalarından oluşması nedeniyle okurda gerçek bir roman tadı bırakıyor.
Çilekteki Nefret- Ceyda Kılınç/ İlya Yayınevi, 2007
Roman/ 320 sayfa- 13 YTL
Not; Hermeskitap.com fiyatı; 10,40 ytl
02/11/2007-Radikal Gazeti Kitap Eki/ Hülya Soyşekerci.