Pablo Neruda'ya göre Cortázar okumamış insanın özrü, özürden öte acınası bir durum. Diyor ki Neruda: "Cortázar okumamış insan bir kader kurbanıdır. Eserlerini okumamak korkunç sonuçları olan, sinsi ve ölümcül bir hastalıktır. Hiç şeftali yememiş bir insanın durumu gibi. Kişi yavaş yavaş mutsuzlaşır... ve belki azar azar saçları dökülür."
Haksız değil Neruda; edebiyat Cortázar'a çok şey borçlu. 20. yüzyıl edebiyatını yerinden oynatanlardan biriydi Cortázar. Roman ve öykü Cortázar'ın kaleminde yepyeni bir dil ve anlatı düzeyine ulaştı. Dili düşüncesi, düşüncesi de dili olmuş yazarlardandır. Klasik anlatı kalıplarına acımasızca karşı çıktı, deneysel anlatılar yazdı ve onun deneyimleri yepyeni bir edebiyat yarattı. Franco Moretti'nin deyişiyle 'ihtimal kategorisini doğallaştıran' bu 'harikûlade gerçekçi' yazar, Borges, Fuentes, Asturias, Marquez gibi Latin Amerika'nın büyük adlarıyla birlikte anıldı.
Bir Sarı Çiçek Çağdaş Latin Amerikan edebiyatının önde gelen temsilcilerinden Julio Cortazar'ın en sevilen öykülerinden oluşan bir seçki. Anlatımda fantastik öğelere sıkça yer veren, gerçek dünyayla olağandışı olayları iç içe geçiren Cortazar, edebiyatta gerçekçilik sınırları dışında incelemeler yapmaya yönelmiştir. Kısa öykünün gerçeğe doğru bir açılış olduğunu savunmuş, gözle görülmez bir noktanın, sınırlı ve bireysel olanın akıl almaz bir büyüklüğe, insanlığın özüne doğru açılışı olduğunu düşünmüştür. Görünenin altında daha gizli, daha zor anlaşılır şeylerin de olduğu konusundaki kuşkularının ve gerçeğin aslında yasalara aykırı gelen olaylarda yattığına olan inancının peşine düşen ve bu doğrultuda yazan Cortazor'ın bu kitaptaki çarpıcı, alışılmadık, gizemli öykülerinden tat almamak olanaksız.
Julio Cortazar- Bir Sarı Çiçek (Cinayeti Gördüm)
Can Yayınları
Çeviren: Nihal Yeğinobalı
184 sayfa
Baskı Tarihi: 1996
Özgün Dili: İngilizce
Yazar Hakkında:
1914'te Brüksel'de doğan Julio Cortázar, 1919'da ailesiyle birlikte ülkesi Arjantin'e döndü. 1938'de ilk şiir kitabı Presencia'yı (Varlık) yayımladı. Eğitimini tamamladıktan sonra bir süre ortaokul öğretmenliği yaptı, Fransız edebiyatı dersi verdi ve Cuyo Üniversitesi'nde John Keats üzerine bir seminer düzenledi. 1945'te üniversitelere faşist müdahalenin başlaması üzerine Buenos Aires'e döndü; Sur, Realidad, Verbum gibi edebiyat dergilerinde eleştirel sanat yazıları kaleme aldı. 1951'de bir araştırma bursu ile gittiği Paris'te burs süresi bittikten sonra da kalarak Unesco'da çevirmen olarak çalışmaya başladı. Aynı yıl ilk öykü kitabı Bestiario'yu (Hayvan Hikâyeleri) yayımladı. 1960'ta ilk romanı Los premios'u (Ödüller), 1963'te en önemli romanı sayılan Rayuela'yı (Seksek) yayımladı. 1962'de Küba'ya gitti ve Casa de las Américas dergisinin editörlüğünü yaptı. 1970'te iktidara gelen Salvador Allende'yi desteklemek için Şili'ye gitti, General Pinochet'nin darbesinden sonra dünya kamuoyunda Şili davasının önde gelen savunucularından biri oldu. "Las babas del diablo" öyküsü, Antonioni'nin 1966 yapımı Blow Up (Cinayeti Gördüm) adlı filmine konu olmuştur. Yazarlığının yanı sıra amatör cazcı olan Cortázar, Ayakizlerinde Adımlar'da da yer alan "El perseguidor" (Arayış) öyküsünü Charlie Parker'a adamıştır. 1981'de Fransız uyruğuna geçtiyse de Arjantin vatandaşlığından ayrılmayan Cortázar, 1984'te Paris'te öldü. Türkçe'de yayımlanan kitapları: Bir Sarı Çiçek (Can, 1996), Seksek (Can, 1988), Mırıldandığım Öyküler (Can, 1985), Büyüdükçe (Alan, 1984), Lucas Diye Biri (Metis, 1996), Açıklayıcı Bilgiler Elkitabı (Altıkırkbeş, 1997), 62 Maket Seti (Ayrıntı, 1997) ve Güney Otoyolu (Gendaş, 1998). Ayakizlerinde Adımlar, yazarın çeşitli öykü kitaplarından yayınevimizce yapılmış bir derlemedir. Cortazar'ın ayrıca Gizli Hava Müzesi (Altıkırkbeş, 1995), Sürgün Edebiyatı, Edebiyat Sürgünleri (Bağlam, 1996) ve Güney Taşı Şiir Anıtları 5 (Çekirdek, 1996) gibi kitaplarda da ürünleri yer almıştır.