FOTOROMAN 1:
ağzımda çiğnenmekten yumuşamış
dişlerimin arasına takılan sakız olsan
belkilere yapıştırılan çıkartmalarınla beraber...
FOTOROMAN 2:
kurtlanmış gece taneleri dökülürken
mavi yazmalı annelerin başına..
uçuşan kuşlar kalsa uçurum diplerinde..
herşeyden uzakta...
hakimiyet sadece çizgi filmlerde kalsa...
FOTOROMAN 3:
yoksulluğu kuşanırken kırmızı ayaklı yunuslar,
sihrinden soluğu tıkanmışcasına
su yutmaya başlasalar...
deniz hiç bu kadar yabancı gelmemişti bir balığa..
şimdi japon çizgi film yapımcısı işten atacak beni.
nedeni çizdiğim karelerde bütünlüğün olmamasıymış..
olsun, zaten sadece hayal etmek için girmedik mi bu denize?
geçenlerde bir dostum Lavinyayı okumuş.
dedi ki bu lavinya, Türklerin Salinger'i olmalı.. Salinger kimdir bilmem. ama bu sözün arkasında büyük bir iltifat olduğu belli.
Salinger kimdir dersek. şu linkte bişeyler var.. : http://tr.wikipedia.org/wiki/Jerome_David_Salinger
çiçek kuş beş papağan
yüzünde deniz kadının
iki yabancı derin denizde dolaşır