ŞiirÖyküDenemeÖzgür MetinKitapMüzikBilge
Arama

Okur- sanız & Yazar- sanız | Bohem Mekan; Öykü - Sıkıldınız Galiba......

Sıkıldınız Galiba... 2

"Günaydın çocuklar,oturabilirisiniz..."

Ve duvarda sürünürken sırtım, sırama doğru alçalıyorum. Uyuyup kalmamak için, her seferinde kendime söylediğim yalanı düşünüyorum;"Bu elbet bitecek... " ve dinlemeye çalışırken hocayı hafifçe bedenimden süzülüyorum...

" "İttihat ve Terakki" cemiyeti aslında "Türkçü"dür "

İncelemeye çalışmadan etrafı,kafamı çeviriyorum, sağa veya sola diye düşünmeden.Her geçen veya geçtiğini sandığım salisede milim milim yaklaşıyorum sıraya ve her tahtaya değişinde suratım uyanmaya çalışırken buluyorum kendimi.Ardından, bir anlığına derse yöneltiyorum duyularımı...

"Ayrıca bu cephenin açılmasının nedeni,İngiltere'nin sömürgeleriyle yolunu kesmektir."

Aman ne güzel! Neyse, pek ilgimi çekmediğini düşündüğüm dersten elimi ayağımı çekip dirseklerimi sıraya koymuş olduğumu hatırlıyorum. "Heralde en doğru hareket bu olur" dercesine çenemi yerleştirip elime, kalemin dönüşünü izlemeye koyuluyorum. Kalemimin yeri bir ayrıdır benim için; kendisi hem bir nevi yoldaş hem bir nevi sırdaştır, ayrıca çok iyi bir silahtır ama neyse...

"Gökay,yazmayan görmek istemiyorum dememiş miydim ?Evet,yazınız bakalım..."


Kanal cephesinde yenilen osmanlıların durumu:
Bana ne ki bundan, ne tarihe ilgim var ne de ihtiyacım! O yüzden onları yazmak yerine altına bunları karalayayım bu aptal başlığın. Çok da umrumda değil hakkımda ne düşündükleri, zaten bitse de gitsek dediğim bir noktadayım...


Yazılarda homurdanırken kendimle, kanımın yavaşladığını hissediyorum. Nedendir bilmem hiç hoşlamıyorum hayatımın haracanan her 45 dakikasıyla ve bunu şimdi olduğu gibi her düşünüşümde,zamanı sorgulamaya başlıyor bir yerlerim. Bir yandan parmağımı çevirirken, öteki yandan ayağımı çarpıyorum yere ve yaklaştırıyorum kolumu gözüme,saati netleştireyim kafamda diye. Merak ettiğimden değil, sırf sayılı zaman çabuk geçer diye, dersin bitimine 33 dakika kaldığını fısıldıyorum kendime...

"Arkadaşlar, lütfen başımızı sıradan kaldıralım!"

İrkiliyorum, uyudum mu hatırlamıyorum ama kafamı sırada hissedip, kaldırmaya çalışıyorum. Derin bir iç çekişin ardından doğrultuyorum kendimi. Kafamı biraz kaşıyıp, sırama bakıyorum. Anlam veremediğim karalamaları irdeleyip, anlam kazandırmak için hepsine bir ad veriyorum.

"Sırayı karalama Gökay !"

"Ben karalamıyorum, zaten karalı! "demeye mecalim olmadığından "Tamam..." diyerek dikkatleri kendi üstümde toplamamaya çalışıyorum. Gerçekten uğraşmak istediğimi kendime birkaç kere öğütledikten sonra, gördüğüm ilk deftere saldırıp bir kağıt çalıyorum.İnceledikten sonra enine boyuna, her zaman yaptığım o anlamsız şekilleri çizmeye koyuluyorum. Ne olduklarını anlamıyorum ama hoş görünüyorlar. Önemli olan bu değil mi zaten? Hep önemli olan nasıl göründüğü değil midir ?

"Kiminle konuşuyorsun evladım ?"

"Çok basit; Bilmiyorum! Tabi siz bilmediğimi de bilmiyorsunuz ama, olsun hocam" diye düşünürken tekrar saatimi havaya kaldırıyorum ki...

"Sıkıldınız Galiba...

Evet, sıkıldık! Hep sıkılmıştık ama, bir türlü dile getirememiştik. Tabi ki siz,sadece size söylenenleri duyarsınız, o yüzden çok yetenekli olduğunuzu düşünürsünüz efendim. Neyse, ben saatimi yollarken sıranın altına, en azından ne kadar kaldığını yakalayabiliyorum; iki dakika! Hafif dikiliyorum, biraz da silkiniyorum ama,yüzümdeki ifadeyi bir türlü silemiyorum. 60'tan geri saymaya başladıktan 29 sayı sonra zil çalıyor ki "Yaşasın !" çığlıklarıyla koridora dolmam gerekirken, hayatımın harcanması gereken 4 ders saati daha olduğunu hatırlıyorum.
Bir anda içeri akıyor bulutlar, biraz yağmur bırakıp yanıma, yalnız oturduğum sıraya çöküyorlar."Kahretsin ulan, daha 4 ders var ve benim yapabileceğim hiç bir şey yok !" şeklinde dertleşirken kendimle dilim istemsizce fısıldıyor:

"Yaşasın okulumuz, okulu çok seviyorum..."

 

Yorumlar

yok ya bu çok eski bir yazı geçmişten buldum ve de getirdim.taa lise zamanından ayrıca üniversitede zil çalındığı mı görülmüş yahu ? Ayrıca ataol Behramoğlu ile sohbet etme şerefinin edinebildiğim bir yerden sıkılacak tipte bir insan değilim :) gelecek varmış...varmış yani....
Fiontan - 06.10.2007-00:09:05

Kayıp Karga | İletişim | rss takibi

Bohem Mekan 2007-2008 © Tüm Hakları Saklıdır
Programlama : Yaman Tasarım Ve Programlama
Tema dizayn   :