Oturmuş keyif yapıyorduk aslında. iki aydır görüşmemiştik ve Yoldaş kankimle takılıyorduk. Tek bir ciddi konu yoktu. Sohbetimiz bazen çok sıradan bazense çok felsefi olur bizim. Görüntü şuydu aslında; İki hamak, iki genç, iki kasa bira, sonsuz bir gökyüzü...
Yoldaşla on senedir dostuz. Yediğimiz, içtiğimiz bir derler ya. İşte ondan. Üniversite de ayrılmıştık. O uzağa gitmişti, ben ise şehrimizde kalmıştım. İkimizde edebiyatı, gezginliği, bohemliği, müziği severdik. Hayaller kurar, dünyaları aşar dönerdik mekanımıza. O akşam da öyle başlamış, anılarımızdan bahsetmiştik. Ben ona yoldaş derim.. O da bana (nedenini tam olarak bilmiyorum. Ama şenol demek yerine 'Che' der veya 'Che-nol' demeyi tercih eder.)
Bir ara durup yıldızları seyrettim. O kadar görkemliydi ki, İnsanın içine tuhaf bir mutluluk ve umut hissi veriyordu. Ona doğru kısık bir sesle sordum:
- Yoldaş?
- Ha
- Şu anda nerede olmak istersin..
- Ne?
- Şu anda diyorum gözlerini kapasan ve açtığında istediğin bir yerde olsan.. İşte orası neresi?
- San Francisco
-Neden?
- Ama 1950'ler.. Beat kuşağı be oğlum. Başka neden olabilir.
İkimizde gülümsedik. Biraları tokuşturduk ve birkaç tanesinin kafasını kaydırdıktan sonra dostuma dönüp sordum.
- Yoldaş?
-Ne var?
- Sevgilin yani senin bekleyen bir kalbin olması nasıl bir duygu..
Ağır bir şekilde derin bir soluk alıp bana döndü..
- Derdin ne Che?
-Derdim yok... Sadece düşünüyorum. Bilirsin. Benim şu kız varya hani..
- Sana karşı aynı duyguları hissetmeyen kız...
- Öyle de diyenler var..
- Bak Che.. Benim lise'dekini biliyorsun.
- Evet.
- Ona çok aşıktım. Hem de çok. Geceleri uykum kaçar onu düşünürdüm hep ya da tam tersi onu düşündüğüm için uyuyamazdım. Çok tatlıydı, sevecen , iyi kalpli.. Çok iyi anlaşırdık ve inanılmazdı. Yani düşünsene bir, sadece senin yanında olduğu için bile Tanrıya şükrediysorsun. Bu aşkın büyüklüğü karşısında çaresizdim. Kollarımı açmış Ay'dan dünyaya atlamıştım. Umrumda değildi hiçbir şey. Onunla olduğumda zamanı durdurmak isterdim hep. Her şey, herkes dursun isterdim. Ona bakmak bana yetiyordu.. Sadece izlemek bile. Ne oldu biliyorsun değil mi?
Yoldaşımın gözlerinin içindeki buğuyu görmüştüm.. Ve her şeyi hatırlıyordum. O kız onu mahvetmişti. Kız onu hiç sevmemişti bile. Bu hissedilmesi en zor ve hazmedilmesi olanaksız birşeydi.
Yoldaş döndü ve gökyüzüne bakarak birasını yudumlamaya başladı. Onu görenler genelde, züppe, piç, burjuva, gibi isimler takardı. İlk görüşte farklı bir şey yansıtmıyordu zaten ama öyle olmasının bir nedeni vardı. Herşeyin bir nedeni olduğu gibi. O aşk acısını böyle üstünden atmaya çalışıyordu. Güçlü görünüp , kızlarla öylesine çıkıp, işini gördükten sonra terk edip bir şeyler başardığını sanarak. Yoldaş böyle biri değildi. Hâlâ değil. Bunu ben biliyorum. Bana döndü ve konuşmaya devam etti..
Bak Che, Sen başından beri hata yapıyorsun. Evet kesinlikle hata yapıyorsun. Hiç bir kız aşkın o kutsallığını hak etmez. Gerçek hayat bu dostum. Burada Romeo ve Juliet'ler yok. Büyük Aşk yok. Gerçek Aşk da yok. Burda karşılıksız aşklar var. İnsanlar acı çeker ve bu acıların insanları olgunlaştırdığı söylenir. Yalan.!! Aşk da acı da yalan. Düşünürek sadece daha derine inersin. İndikçe biraz daha acıyla karşılaşırsın. Bırak dostum. Bırak kendi haline. O kızı çok seviyorsun değil mi?
Başımı sallayarak evet dedim.
İşte o zaman dostum. karşılık bulduğunda ne kadar sevinecek olduğunu düşün. Olmadığında o kadar büyük bir çekeceksin. İrdeleme. Acını çek. Bu cezayı hak edip hak etmediğinle uğraşma. Sus ve sadece acını çek. Kimseye aldırma. Boşver.. İnandıkların uğruna koşarken acı çekmek de var. Bunu sende biliyorsun. Karşılıksız aşkı üstünden bir giysi gibi atamazsın. Sadece şuraya uzan ve şu sessizliği dinle, biranı iç ve yıldızları seyret... Hayat sandığından da kısa..
Söyledikleri doğruydu. Dostumun yeni bir yönünü keşmetmiştim.. Göstermekten korktuğu bir yönünü. Ne kadar da doğru söylese o da biliyordu ki; sözler kalbe hiçbir şey anlatamaz.. Şuraya onun dediği gibi uzanınca aklıma sadece sevdiğim geliyordu..İçtiğim bira bana yine onu hatırlatıyordu. Ve baktığım yıldızlarda sadece onun yüzünü görüyordum.. Karşılıksız aşk buydu işte.. Hiçbir sebep yokken onu sevebilmek.. Birayı fırlattım ve gitarı elime aldım.. Başladım söylemeye. Yıldızlara serenad yaptım ben o gece..