Bilge Karasu ve Vüs'at O. Bener gibi, dille kurduğu ilişkiyi adeta bir varoluş meselesi olarak anlatılarına taşıyan, hatta bu meseleyi bir süre sonra kendi hayatlarına geri çeviren, bu meseleyi orada bir sıkıntı imgesi olarak yeniden ortaya çıkaran, bu dünyaya sanki konuşmak için değil de yazmak için gelmiş intibası yaratan bir yazarlar kuşağının son temsilcilerinden biri olan Hasan Ali Toptaş’ın Almanca baskısı Unionsverlag Yayınevi’nden, İtalyanca, Fransızca, İspanyolca, Fince haklarının ardından çıkan “Gölgesizler” romanının şimdi de Kore hakları satıldı. Seul’de bulunan Woongjin Yayınevi, kitabın Korece çevirisini 2008 yılında Frankfurt Kitap Fuarı’nda vitrinine yerleştirecek. Toptaş, bu yılın ekim ayından başlayarak da Avrupa’nın büyük kentlerinde “Gölgesizler” üzerine düzenlenecek çeşitli okuma günleri ve panellere katılacak.
Bir köyde aniden birileri kaybolur, ama bu öyle bir kayboluştur ki sanki buharlaşmış ya da yer yarılmış içine düşmüşlerdir... Cıngıllı Nuri, Güvercin, onları aramaya kente kadar giden Muhtar, aklını yitirip kar neden yağar diye sorup duran Cennet'in oğlu, tıraş bıçağı almaya gidip kaybolan berber çırağı... Düşle gerçek olanın birbirine karıştığı, neredeyse şiire varan melodik bir üslupla yazılmış bir "kayıp insanlar, kayıp hayatlar" öyküsü Gölgesizler; "ruhu daralmış" insanların, "birdenbire derisi dar gelmiş bedenince; elleri kollarına, ayakları bacaklarına uymaz ve gözleri görmesine yetmez olmuş" insanların, kendilerini ve aynadaki diğer insanları arayışlarının öyküsü. Gölgesizler, gerçeküstü anlatımı ve sınırlarda gezinen olağanüstü dili ile tüm okurları kavrayacak, zorlayacak, şaşırtacak ve zenginleştirecek bir roman.
"Genç edebiyatımız içinde Hasan Ali Toptaş'ın yazdığı romanların nereye konulabileceğini düşünüyorum. Sanıyorum genç edebiyatımızla sınırlı bir alanda değerlendirilmesi doğru da değil... Bu denli ayrıksı bir yaratıcılığın nereden doğduğunu merak ediyorum." - Semih Gümüş
Gölgesizler/ Hasan Ali Toptaş
Doğan Kitapçılık
228 sayfa
2006/ İstanbul