ŞiirÖyküDenemeÖzgür MetinKitapMüzikBilge
Arama

Okur- sanız & Yazar- sanız | Bohem Mekan; Bilge - 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı Hakkında...

2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı Hakkında 2

Sivas Katliamı’ında Hayatını Kaybedenler:

 

ASAF KOÇAK (35) -Karikatürist

ASIM BEZiRCi (66)- 1928'de demiryolu işçisi Hamdi Bey'le ev kadını Refika Hanım'ın tek çocuğu olarak dünyaya gelen Asım Bezirci, üniversite yıllarinda sosyalizmle tanışır. Türkiye Sosyalist Partisine girer. Bezirci, 67 yıllık yaşamına, bir insan ömrüne esit uzunlukta 70 kitap sığdırdı.

AHMET ÖZYURT (21)- Öğrenci.

BELKIZ ÇAKIR (1975 yılı Ankara doğumlu Belkız Çakır, umutlu olarak girdiği '93 yılı Üniversite sınavlarında İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nü kazandığını öğrenemedi!

EDiBE SULARi (40)- Davut Sulari Baba'nın en büyük çocuğuydu. Tarihi Seyyitlerden, Seyyit Mahmut Hayrani'nin torunlarındandı. Bassel'de yaşadığı halde Türkiye'de yapılan bütün Bektaşi Kültür etkinlikleri ve Ehli-beyt Cemlerine, konferanslarına katılmayı ihmal etmezdi.

ERDAL AYRANCI (35) - Şair Erdal Ayrancı, 1978 ODTÜ girişli. 12 Eylül askeri fasist darbesi pek çok insan gibi Erdal Ayrancı'yı da etkiler. Erdal Ayrancı, 1980-1983 yılları arasında Mamak, Ankara Kapalı, Niğde, Bor-Niğde cezaevleri'nde yatar. "Hatçe": Mahpusluk günlerindeki ilk şiiri 2.7.1981 tarihinde Mamak'ta son şiirini 20.03.1983'te Topçam'da yazar. Erdal Ayrancı'nın 29.05.1982 tarihinde Niğde Cezaevi'nde yazdığı şiirde Hatice'yi, Zeynep'i ve Sivas'taki akrepleri anlatır.

Şiir söyle; "Eğer Bir gün / Bir beyaz güvercin / Gelecekse ağzında bir mektupla / Ve silecekse gözlerimdeki hüznü / isterim / Durmasın kanat çırpsın bana doğru / Birgün eğer bir tahliye kağıdı / Beni sana kavuşturacaksa / Gayri gelsin düşlenen günler / Ocakta kaynayan tencere / Beşikte bebek / tomurcuk tomurcuk / Filiz filiz hayat / Düşünsene ne güzel olurdu / Düşmansız yaşamak / Haydi boşver bunlara / Şimdi bunlar tatlı hayal / Eğer birgün sevgilim / Son verecekse hayatıma / Bir ses / isterim durmasın patlasın / Anlam bulacaksa kulaklarımda / Yalnız... / Düşerse kanımın bir damlası yere / Bilsinler ki / Orada kırmızı yediveren gülleri açacak / ve bülbüller ağıt yakacak ölüme / Korksunlar korksunlar artık / korksunlar alev çemberindeki akrep gibi / Çünkü ölümleri / Gül dikenlerinden olacak…

CARINA CUANNA (23)-Hollandalı gazeteci.

GÜLSÜN KARABABA ( 25)- Pir Sultan Abdal Kültür etkinliklerinde, Divriği Kültür Derneği adına katılan dört genç kızdan biri de Gülsün Karababa.

HURiYE ÖZKAN (22) - Başarılı bir öğrencilikten sonra, Deneme Lisesi'ni birincilikle bitirir. Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'ne arkadaşı İnci Türk ile birlikte girer, birlikte bitirirler.

YESiM ÖZKAN (20)

MEMEKSE KAYA (17)

KORAY KAYA (12)- Yeşim Özkan, Yasemin, Asuman Sivri gibi Madımak'ta yakılan kardeşlerden.

MUHLiS AKARSU (45) -1948 yılında Sivas'ta doğdu. 1980'li yıllarda türkülerinden dolayı üç yıl cezaevinde yattı. Bektâşî ve Cem Cemaatlerinde yörenin Dede'lerden ve ozanlarından etkilendi. Akarsu, bağlamaya küçük yaşlarda başlar. Şiirler, deyişler ve nefesler kurarak yaşadığı toplumun kültürüne zenginlik kattı. 1960'lı yıllarda dönemin etkili ozanları Ali İzzet, Mahzûnî Şerif, İhsânî'lerin içerisinde yer aldı.  1980'li yılların başlarında Alevî Dedeleri'ni, çaldığı kısa kollu bağlamayı gündeme getiren halk müziğinin niteliğini yükselten Muhabbet Gurubu'nun (Arif Sağ, Muhlis Akarsu, Yavuz Top, Musa Eroğlu) oluşum fikri Akarsu'dan çıkmıstır. Muhlis Akarsu, her yıl yapılan Hacı Bektaşi, Abdal Musa, Veli Baba, Pir Sultan vb. Alevî toplumunun kültürel etkinliklerine katılırdı. Akarsu nun TRT repetuarlarında ellinin üstünde eseri vardır. Yüzden fazla 45'lik plak, 4 uzunçalar, 20 kadar ses kaseti bulunmaktadır.

MUHiBE AKARSU (35) - Muhlis Akarsu'nun Eşi.

ÖZLEM SAHiN (17) – NURCAN SAHiN (Amca çocukları)

MURAT GÜNDÜZ (22)- Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi, Fizik Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi olan Murat, Pir Sultan Abdal Demeği'nin gençlik komisyonlarında görev alıyordu.

SAiT METiN (23)- Çankırı Meslek Yüksek Okulu mezunu.

SEHERGÜL ATES (30)- 1963 Ankara doğumlu olan Sehargül, Açık Öğretim Fakültesi öğrencisiydi.

UGUR KAYNAR (37)

SERPiL CANiK (19)1974 Ankara doğumlu olan Serpil Canik, Pir Sultan Abdal Semah Ekibinin en gençleri arasında yer alıyordu.

iNCi TÜRK
(22)- 1992 Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunu olan Inci, Altındağ Kültür Merkezi ile Pir Sultan Abdal Kültür Merkezinde tiyatro çalışmalari içerisinde yer alıyordu.

BEHÇET AYSAN (44)- Toplumsal gerçekleri kırık ve duygulu bir tonla okuyucusuna ulaştıran Behçet Aysan, 1946 yılında Ankara'da dogdu. 1979'dan bu yana cesitli dergilerde siirleri yayinlanan Aysan'in siir kitaplarindan "Sesler ve Kuller" “Nadir Nadi” ödülü, "Karsi Gece" ve "Eylul" Ceyhun Atif Kansu Siir ödülü, "Deniz Feneri" Abdi Ipekci Dostluk ve Baris ödülü'nü aldı. Behçet Aysan, yaşamı boyunca katıldığı demokrasi mücadelesinin güçlüklerini bilinçle göğüsleyen bir şairdi. Yaşamının son döneminde Nükleer Savaşın önlenmesi için Hekimler Demeği'nde (NÜSHED) Yönetim Kurulu üyeliği yapan Aysan, Ankara Tabip Odası ile Genel Sağlık - İş Sendikası üyesiydi. Ayrıca Edebiyatçılar Derneği'nin kuruluşuna da katılarak Genel Yönetim Kurulu'nda yer aldı.

HANDAN METiN (20) 1973 Divriği doğumlu, 1992 yılında, ODTÜ Eğitim Fakültesi Biyoloji Bölümü'ne girer.

HASRET GÜLTEKiN (26)- 1 Mayıs 1971 yılında Sivas'ta doğdu. Altı yasında saz çalmaya başladı. 11- 12 sahnede saz çalan kücük bir ozandı artık. Kadıköy Anadolu Lisesi mezunu sanatcı, 1980'li yıllardan itibaren müzikle kendi üslubuyla ağırlıklı olarak yer aldı. Arif Sağ, Muhlis Akarsu, Yavuz Top ve Musa Eroglu'na olan hayranlığıni gizlemiyor ve baglamasını onlar kadar ustaca kullanıyordu. "Nevroz" isimli Kürtçe bir kasette yaptı. Kürtçe ezgileri enstrümantal olarak yorumlayan ender sanatçilardan biridir. Bu kasette 3 telli sazla geliştirilmis "celpe" ismini verdiği yeni bir yöntem gelistirmişti.

MUAMMER ÇiÇEK (26)- 1967 yılında Tokat'ın Zile ilçesinde doğdu. 1992 yılında Gazi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümünü bitirerek Şehir Planlamacısı olarak görev aldı.

MEHMET ATAY (25)- 1968 baharında, Divriği'nin Gönderen Köyünde dünyaya gelen Mehmet Atay, üniversite yıllarından itibaren fotoğraf sanatına büyük bir tutkuyla bağlanır. Yaşamını, çektiği fotoğraf kareleriyle güzelleştirmeye calışiıordu.

NESiMi ÇiMEN (62)- 1931 yılında Adana’nın Saimbeyli Kazasının Fatmakuylu Köyü’nde doğdu. 1941 yılında on yaşındayken ailesiyle birlikte Kayseri’nin Sarız kasabasına bağlı İncemağara Köyü’ne göçtü. Oniki yaşında heveslenerek cura çalmaya başladı. Bulunduğu ortamda Alevi deyişlerini öğrendi ve çevresinde, kendine özgü yorumlarıyla ilgi gördü. O günden ölümüne kadar curasını elinden bırakmadı, Cimen,Curasıyla birlikte iki Temmuz 1993’te Sivas’ta yandı. Yoksul bir Kürt aileden gelen Cimen. daha çocuk yaşta hayatını çalışarak kazanmaya başlar. Daha sonralari yeni kurulan Türkiye İşçi Partisi ile tanıştı ve bu partiye üye oldu. TİP’in düzenlediği bir çok gecede kendi demelerini ve Alevi deyişlerini çalıp söyledi. 1984’ten 1987 yılına kadar İsveç’te yaşadıktan sonra, orada oturma hakkı olmasına rağmen ülkesine döndü.Türkiye’de eserlerini yayınlamak isteyen Çimen, "acılarımı dile getireyim“ dediği eserleri zaman geçmeden yayınlanır. Nesimi Çimen eserleriyle sevenlerine ulaşır.

GÜLENDAR AKÇA (25) Divriğinin Şahin Köyünden Ankara'ya uzanan, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Madımak Otelinde sona eren 25 yıllık bir hayat Gülender Akça'nın hayatı. Gülender Akça'nın toplumsal kimliğini en iyi anlatan sözler de Ağabeyinin sözleri olmalı: "Herşeyden önce insana insanca muamele edilmeyen, hak ettiği değeri verilmeyen baskının, zulmün, işkencenin, irticanın yoğun olduğu bir dönemde yaşadı. Bu nedenle haksızlığa, zulme, irticaya karşı insan haklarından, demokrasiden, laik düşünceden yana tavıir koydu. Bu anlamda duyarlı bir toplum yaratma çabasında kardeşçe, insanca yaşamak için, insan olmanın onuru ile yaşamak isteyen milyonlarca insandan biri olmak için çaba sarfetti.

METiN ALTIOK (52) Kendini şiire adamıştı. Şair olmanın günün tehlikesini bir sis çanı gibi duyurmak olduğunu vurgulayan bir şair Altıok 13 Ocak 1991 tarihinde “Cemal Süreya Şiir Ödülünü” aldığı gün, "Ben hayatla tam anlamıyla karşı karııyayım. Aydın olmak muhalif olmayi gerektirir. Aydın karşı koyan insandır, kafa sallayan insan degildir" diyordu.

YASEMiN (17) - ASUMAN SiVRi (16) KARDEŞLER 1991 yılı ortalarında, Pir Sultan Abdal Derneği'nin kültürel çalışmalarına katılıp kısa sürede semah topluluğuna girerler. Asuman Sivri, özverili çalışmasının karşılığını alarak, Semah hocalığına yükseliyor. AsumanSivri , 1992 yılında Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü'ne girer.

MURAT GÜNEŞ (22) Öğrenci

AHMET ÖZTÜRK ( 21) Öğrenci

KENAN YILMAZ (21) Öğrenci

AHMET ALAN (22) Öğrenci

SERKAN DOĞAN (19) Öğrenci

 

 

Ve Olaylardan Sonra Açıklama Yapanlar:

    
2 Temmuz 1993
    
“Fevkalade hassas bir konu. Devlet güçleriyle halk karşı karşıya getirilmemelidir.”
Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL (Otel şeriatçı kuşatma altındayken)
    
“Sivas’ta bazı üzücü olaylar olmuştur. Devlet oradadır. (...) Otelin etrafını saran vatandaşlarımıza hiçbir biçimiyle zarar gelmemiştir.”
Başbakan Tansu ÇİLLER (Olaydan sonraki ilk açıklama)
    
“Cuma namazından sonra saat 13.00 dolayında, yaklaşık 500 kişilik bir kalabalık, hükümet binası önünde, Vali ve Aziz Nesin aleyhine, şeriat lehine gösteri yapmışlardır. Göstericiler, “ Şeytan Aziz”, “ Vali – Hükümet istifa”, “ İslamiyet’i ezdirmeyeceğiz” sloganları atmışlardır.”
 Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Yıldırım AKTUNA
    
3 Temmuz…
    
“Olaylar sırasında, güvenlik güçlerinin özverisi sayesinde itfaiyeye yol açılmış ve vatandaşlarımızın daha fazla zarar görmemesi sağlanmıştır.”
Başbakan Yardımcısı Erdal İNÖNÜ
    
“Yangın, önceden planlanmış bir olay değil, topluluk psikolojisi ile ortaya çıkmıştır.”
 İçişleri Bakanı Mehmet GAZİOĞLU
    
“Fikir özgürlüğüne bizden daha saygılı bir zümre görmüyorum. Ama fikir özgürlüğünün, halkımızın mukaddes değerleri için kullanılmasına hiçbir şekilde kayıtsız kalamayız.”
Anavatan Partisi Gen. Başkanı Mesut YILMAZ
    
“... Özellikle 12 Eylül’den sonra askeri rejimin uyguladığı, Özal ve Demirel hükümetlerinin sürdürdüğü laiklik ve halk düşmanı politikanın bedelini ödüyoruz...”
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu PERİNÇEK
    
4 Temmuz…
    
“Örneklerine ancak Ortaçağ’ın karanlık dönemlerinde rastlanan bu alçakça saldırıyı gerçekleştirenler, demokrasi, özgürlük ve laikliği içlerine sindiremeyen, düşünceye karşı yine düşünceyle tepki gösterebilme olgunluğundan yoksun, ilkel insanlardır.(...) Aralarında sanat ve düşün adamlarımızın da bulunduğu 36 yurttaşımızın hayatlarını yitirmeleri, çağdaş demokratik ve laik bir Türkiye düşüncesini savunan herkesi utanç ve acıya boğmuştur. Türkiye ; aydın, sanatçı ve düşün adamlarını bu denli sorumsuzca ve hoyratça harcama lüksüne sahip değildir.”
Kültür Bakanı Fikri SAĞLAR
    
“ .... Bunları yapanlar gene bulunmaz. Çünkü arkasından CIA çıkar. Tıpkı Uğur MUMCU cinayetinde olduğu gibi, katilleri bulamazlar.”
Refah Partisi Gen. Başkanı Necmettin ERBAKAN
    
“Bir toplumda herkes aynı biçimde düşünmek zorunda değildir. Bu düşünceler çok “ tahrik edici” bir biçimde de ifade edilmiş olabilir....”
CHP Gen. Başkanı Deniz BAYKAL
    
“Fikir hürriyetine saygılı olmalı, tahriklere kapılmamalıyız…”
 MHP Gen. Başkanı Alpaslan TÜRKEŞ
   
5 Temmuz…
    
“ ... Türkiye’de ve yurt dışında, sözleri ile büyük tepkilere yol açan Aziz NESİN’i Sivas gibi hassas bir ilimize getirerek zehrini kusmasına sebep olanlar, olayların birinci derecede sorumlusudur. halkımız kışkırtılmış, tahrik edilmiştir. Olayların baş sorumlusu, görevini kötüye kullanan, tahrik unsurlarına yardımcı olan Kültür Müdürü ve Vali’dir, Kültür Bakanlığıdır.”
BBP Genel Başkanı Muhsin YAZICIOĞLU
    
“Hangi gerekçeyle olursa olsun, insan kanın akıtılmasına gönlümüz razı değildir, hiç kimsenin de olmamalıdır. Kavga ve gürültü, Müslüman’ın işi değildir. Müslüman’ın yolu sevgi, müsamaha ve barıştır.”
 Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri YILMAZ
   
    
4 Temmuz…
“ Sivas’ta yaşanan kanlı olaylar bir halk hareketi değildir. Bu eylem, aşırı dincilerin, Türkiye’yi karanlığa sürüklemek isteyenlerin önceden tezgahladığı bir oyundur.”
Hikmet ÇETİNKAYA (Cumhuriyet)
    
“ Sivas’ta önceki gün cereyan eden vahim olayları, sırf Aziz Nesin’in dinsizliği ile izah etmek, bizce yetersizdir…”
Oktay EKŞİ (Hürriyet)
    
“Aziz Nesin’in hassasiyet yaratan, tahriklere varan sözleri, karşı tahrikle birleşiyor ve hepimizi ciddi şekilde endişelendiren bu sonuç ortaya çıkıyor...”
Ertuğrul ÖZKÖK (Hürriyet)
    
“Sivas’taki göstericilerin Atatürk büstüne saldırmaları, ‘kadın başbakan olmaz’ diye pankart açmaları, kültür sarayı’nı yakıp yıkmaları da gösteriyor ki, kızdıkları sırf Aziz Nesin değil.(...) Aziz Nesin’in azizliği ise, bu kafa yapısındaki adamlarla “demokrasi içinde” İslamiyet’i tartışmaya kalkmak.”
Bekir COŞKUN (Hürriyet)
    
“Sivas’ta Aziz Nesin’i (o istediği kadar inkar etsin), Allah korumuş...”
 Rauf TAMER (Hürriyet)
   
“Bu kitabın (Şeytan Ayetleri) yayınlanmasını istemezdim...”
Emin ÇÖLAŞAN (Hürriyet)
    
“İnançlara dil uzatan ve bu ülkede kan dökülmesinin provokasyonunu yapan gazete ve Başyazarı Aziz Nesin’in benzer olaylara çanak tutmasına seyirci mi kalınacak, yoksa bu konuda yeni yasal düzenlemeler düşünülecek mi?”
Cengiz ÇANDAR (Sabah)
    
“Bir yanda söz var, düşünce var. Öte yanda yakıp yıkma var.”
Yalçın DOĞAN (Milliyet)
    
“Aziz Nesin’in konuşmalarının, inanç sahiplerini rencide edici olduğu yadsınamaz...”
Ali SİRMEN (Milliyet)
    
“Nesin’in hatalı davranışı, o tepkiyi hak ettiği anlamına gelmez. Türkiye’de maalesef şartlandırılmış zihinler var. Bunlara bir kıvılcım çaktınız mı, hemen barut gibi parlıyorlar.”
Nazlı ILICAK (Tercüman)
    
6 Temmuz…
    
“Peygamber’in cennetine, cehennemine inanmayan öldürülecek mi? Şeriatçıların ille onlar gibi düşünmeye bizi zorlamaları doğru bulunabilir mi? O zaman laikliğin ne gereği kalır! Uygar bir ülkede, “ben dine inanmıyorum” diyene kimse tepki göstermez. Bunu ne zaman anlayacağız.?”
Melih Cevdet ANDAY (Cumhuriyet)
    
“Bu kadar çok kültür ve inanışın bir arada yaşadığı Türkiye’de, “Bana inanmayanı yakmak haktır.” düşüncesi geçer akçe olsaydı, hepimizin daha doğduğumuz gün. Kundakçılığı meslek edinmemiz gerekmez miydi?”
Ertuğrul KÜRKÇÜ (Özgür Gündem)
    
11 Temmuz…
    
“ Sivas’ta olanlar, ünlü “ Menemen olayı” ndan çok daha vahimdir. Çünkü 70 yıl sonra olmuştur... Çünkü devletin gözü önünde ve “ağır ağır” olmuştur...”
Ahmet Taner KIŞLALI (Cumhuriyet)
    
14 Temmuz...
    
“Ey zavallı gafil hayvan, yaktığın Yunus’tur. “ Bir kez gönül yıktın ise / bu kıldığın namaz değil / yetmiş iki millet dahi / elin yüzün yumaz değil...” diye yüzlerce yıl öncesinden seslenen Yunus EMRE’yi yakana Müslüman demek, İslam’a hakarettir. İslam’a asıl hakareti sen ettin.”
Onat KUTLAR (Cumhuriyet)
    
    
"Sivas” kitabı’ndan alınmıştır.

 

 

Yorumlar

çok hassas bir konu... ' ilerliyoruz, 3. dünya ülkesi değiliz '  diye kandırıldığımız dönemlerde ne kadar geride olduğumuzu ispatlayan bu üzücü olayı,( her olay gibi)  ne kadar çabuk unutuyoruz.tekrar tekrar gündeme getirmek gerek... unutturmadığın için teşekkürler aylak adam..

bir de kısa alıntı eklemek istedim Metin Altıok tan:

 

Neden kedi seven

Bir insan olduğumu biliyorum da,

Kedisiz ve sevgisiz getiriyorum

Yaşadığım günlerin yaprak döken sonunu.

lavinya - 01.08.2007-22:00:28

Kayıp Karga | İletişim | rss takibi

Bohem Mekan 2007-2008 © Tüm Hakları Saklıdır
Programlama : Yaman Tasarım Ve Programlama
Tema dizayn   :