Ben daha iyisini beklerdim benden. Bu kadar çabuk pes edeceğimi; bu kadar kolay eğrilip, büküleceğimi düşünememişim. Azim ve kararın yanından sıyrılıp geçmiş o içimdeki hissiyat. Kalbe keder davet etmişim gücümün son demlerini saatlerce demlendirerek.
Bana öğretilmişti oysa keyifsiz bir lodosun içindeki güneş tılsımlarını görebilmek. Düştüğümde gözyaşı zerresine bulanmadan siyah zeytinler; üçüncü elin on parmağa uzanmasına fırsat vermeden, ayağa kalkmalar gösterilmişti. Şimdi bu vazgeçmeler utandırdı önceki dersin konularını. İç hesaplaşmanın sancılarını taşıdığım bu tenefüste kararım iyi bir dereceyle mezun olmak olmalı.
Birinci paragrafta pes etmenin acı izlerini taşıyan ve bir anlamda bundan pişmanlık duyan bir kişinin kendisiyle iç hesaplaşması konu ediliyor.
İkinci paragraf, birinci paragraftaki konunun devamının olması nedeniyle bir kopukluk yaşanılması gerekiyorsa bunu engelliyor.
Süslü cümleler konuyla ilgili eğer anlam kopukluğu yaşatmıyorsa bir yazının artılarıdır.Eğer ikinci paragraf sadece arka arkaya dizilmiş kelimeler niteliğinde bir paragraf olsaydı , bu tür cümle yığınlarının konudan maalesef ayrılmış olması gerekirdi. Kelimeler birbiriyle anlam bakımından uyumlu ve bütünsel açıdan baktığımızda neyi anlatmaya çalıştığını gayet iyi anlatmış bence. Keşke gerçekten neyi anlatmaya çalıştığını unutsaydı ben de bunun için yazımı düzeltme lütfunda bulunabilseydim.:)
Eleştiri haklı yapıldığında kapım her zaman açıktır.Ama herşeyden öte zaten bir edebiyatçı olarak eleştirinizi çok doğru bulamadım. Yine de kaleme aldığınız için saygı duyuyor, gönlünüze sağlık diyorum.