Her şeyin başlangıcı ve sonu olan zamanı tanıklığa çağıran Derviş filmi, Meşa Selimoviç’in Derviş ve Ölüm adlı romanından uyarlanmıştır.
Gallio Film Festivali En İyi Film Ödülü ve Locarto Film Festivali Jüri Özel Mansiyonu alan filmde:
Oyuncular: Antonio Buil Puejo (Türkçe seslendirme: Uğur Polat), Ruhi Sarı, Cezmi Baskın ve Başak Köklükaya
Yönetmen: Alberto Rondalli
Yapımcılar:Sıddık Özpetek ve Asaf Özpetek
Müzik: Kemal Karaöz ve M. Fatih Çıtlak
Osmanlı döneminde, küçük bir kasabadaki bir tekkede mutlak dini doğrular üzerine kurulu dünyasında yaşayan Mevlevi şeyhi Ahmet Nurettin, olaylar karşısında hep seyirci kalmış, gerçeklerden ve çelişkilerden kaçmıştır. Öte yandan, diğer insanlara yol gösterici olma iddiasındadır. Ancak yaşam, onu kaçtığı her şeyle yüzleştirmeye zorlayacaktır. Nurettin’in erkek kardeşi, suçsuz yere tutuklanıp hapsedilir. Dönemin bozulmuş hukuk sistemi içinde, kötü bir yargılama sonucunda idama mahkûm edilerek öldürülür. O zamana dek iktidar sahiplerince korunduğuna inanan Nurettin’in çabaları sonucu değiştirememiştir.
Sağlam dünyasının temel taşları sarsılan Nurettin, bunun sorumlularına karşı müthiş bir öfkeye kapılır ve isyan ederBu öfke ve isyan sonucu “kutsallık” ve “sonsuzluk” katından iner, yıkıcı duygulara sürüklenerek, gittikçe daha kusurlu ve güvensiz bir kişiliğe bürünür. İntikam hisleri ile halkı tahrik eder. Çıkan isyan sonucu Nurettin’in düşmanları öldürülür ve Nurettin, öldürülen Kadı’nın yerine geçer. Artık iktidar sahibi, kendisidir. Ne var ki iktidar mekanizması, Nurettin’i, en yakın kararın aynısını, en yakın dostu Hasan için almak zorunda kalır. Filmin zincirleme gelişen konusu, kaderin zaferi ile sonuçlanacaktır.
1944 sonlarıdır. Yugoslavya’da Tito’nun saflarında çarpışan devrimci bir partizan, yine devrimci ordunun beklenmedik bir kararıyla, hem de hırsızlık suçundan yargılanıp kurşuna dizilir. Devrim, kendi çocuklarını yemeye başlamıştır. Öldürülen bu partizan subayın ağabeyi Meşa Selimoviç’in yaşamında bu olay bir dönüm noktası olur: Bu acı ve haksız olaydan yola çıkarak bir roman yazmaya başlar. Devrimci kişiliğiyle çatışmamaya, devrime ters düşmemeye özen göstererek bir yandan yazar, bir yandan yazdıklarını yırtar. Tam yirmi yıl sonra (1962’de) Derviş ve Ölüm, yeni baştan ve son biçimiyle günışığına çıkar. Yugoslav edebiyatının ve Sırpçanın başyapıtlarından biri olan Derviş ve Ölüm, Can yayınları tarafından Türkçeye çevrilmiştir. L&M YayıncılıkListe Fiyatı: 9,50YTL.Çeviren: Mahmut KıratlıMeşa Selimoviç’in Derviş ve Ölüm Adlı Romanı