Gece derinleşti.Cebeleşmekteyim, kitap ile defter ile kalem ile .Yazilar üstüme üstüme gelmekte.Birazdan kelimeler dağıtacak harflerini.Gözlerimin önünde resimler çizmeye başlayacak ,masal anlatacak sanki .Kısa bir ara vermek en iyisi.
Bugünlerde minik bir şeytan musallat olmuş,yörüngemden ayrılmıyor.Gene geldi ,kulak kepçemin kıvrımlarına yerleşti.İçeriye fısıldıyor ;"Bırak şu kalemi,kitabı sen mi çözeceksın dünyayi ,hadi gel oyun oynayalım " diyor.Sahi dünya kaç şıklı bir soru olurdu acaba ?Klasik yazılıdan hepimiz fena çakardık kesin .Şeytan işte,bütün heveslerini üzerimden yapma gayretinde.
Bir abim ,ders çalışırken ya da en ufak bir hesap yaparken ,ne yaptiğini sorduğumuz da "Hükümeti deviriyorum "derdi.Kalemin ele gelmesi muhalefetlikti,hükümeti devirmekti onun için .Peki bir kalem devirebilirmiydi hükümeti?
Deniz donanmasinin karşısında el pençe divan durduğu haşmetli Osmanlı padişahi Abdulaziz 16 kişilik bir grupla devrilmişti.Hele Sezar Brütüsün tek hançer darbesiyle .Güç çoklukta değildi akıldaydı.Ve kalemden çıkan aklın akkıttığıydı.Küçük bir entrika yeterdi devirmeye hükümdarları.Günümüzde haklarında olumsuz haberler çıkan politikacılar gibi. Kalemi devrimeye en büyük adım sayabilirdik o halde.Aynı kalem bir hükümet de kurabilirdi.Çeşitli övgüler düzerek boyayabilirdi insanların gözlerini.Zaten hala iş yapandan çok en iyi nutuk atana vermiyor muyuz oyları ?
Bir kalem devlet kurabilirmiydi ? Ne güzel olurdu kansız kavgasız .Thomes More ,Ütopya adlı kitabında içinde dini,ibadethaneleri barındıran, komünizmle idare edilen bir adayı anlatmıştı.Uygulanabilir gerçeklerle yazmıştı kitabını.Teoriler ortadaydı ,uygulamaya gelince ise insan korkuyordu."Devrimci teori olmadan,devrimci eylem olmaz ." ,der Lenin.Ama sistemi ,yazmak anlatmak sistemin kurulması için yetersiz.
Boynumu gıdıklamaya başladı şimdide ,yine geldi yaramaz.Niyetı oyun oynamak minik şeytanın.Terslemelerime aldırmıyor bile.Tuhaf bir hukuk oluştu aramızda.Kalemi bırakıp sağ elimin tersiyle savurdum kendisini.İnceden bir ses geldi arkasından ; Devir hükümeti !
Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllar M.Kemal ,Neyzen Teyfik i yanına çağırır.Cumhuriyet hakkında ne düşündüğünü sorar.Neyzen :"Hic birsey değismedi,saz aynı söz aynı ,yalnız artistler değişti "der.Sözlerine M. Kemal cok kızar ,aradan bir müddet zaman geçince tekrar sorar.Neyzen : " Yine öyle ,eskiden sormadan asarlardı,şimdi önce soruyorlar ,sonra asıyorlar." der.Hükümetler devrilir yerine yenileri gelir.Torbasını dolduran gider ,yerine boş torbalar gelir.Halkta bir değişim olmaz genellikle. .Aynı tas aynı hamam kısacası.Faydası yok hükümetlerin devrilmesinin ,iş sistemi değiştirmekte.Kalem de en büyük emekçisi...
Keyfi keyif bunun ,burnumu kaydırak yapmış.Ne yüzsüzsün sen minik şeytan ! Hırsla tepinmekte ,düşüverecek burnumun uçurumundan aşağı."Kalem elinde hadi devrisene hükümeti " diyor.Ağzımı az aralasam kaçıverecek içime.En iyisi bu beni devirmeden gidip uyumak .Yoksa mazallah geçirecek kalemi eline...