ŞiirÖyküDenemeÖzgür MetinKitapMüzikBilge
Arama

Okur- sanız & Yazar- sanız | Bohem Mekan; Deneme - Ha(sy)at...

Ha(sy)at 0

´´...Bekleyişleri uzlaştıran başka adımlar da vardı. Körebe satırları... Çocuk yüzünü saklayamazdın, hangi ışığın hafızası unutursa unutsun gözlerinde geçmişini, yanıltamazdı böylesine bir duayı. Ağaçların ödediği bedeldir, fırtına. Hangi fırtınayı koynunda uyutuyorsun, hatırlamıyor musun yoksa?...´´

Bir - iki tıkırtı yeterdi, yalnızlığın soluk borusundan geçen birkaç lokma için, acısız, yansız, olabildiğine istisnasız...


Bir ömür diğerinin habersizliğinde devinimleştiğinden midir bilinmez, gerekli - gereksiz tüm uğultular çekilirler o sırada, kendi dalk/a/o/vuklarına. Güneş, apar topar toplar saçlarını sırtında, mevsim her kimse toprağa bulanır... Zaman mekanlaşır ve mekanlaşan her ''zaman'' misali, tohumundaki gerçekle nihayet merhabalaşır.


Aşina olmadığınız ağrılı bir orkestra eşliğinde, gözlerinizin dokunabildiği kadar uzağa sürüklenirsiniz, sancı eşikleriniz asimetrik bir algılayışta belirmiştir.


Tuhaf... Birkaç saniyelik ana sıkışan, bu ya da buna benzer herhangi bir fotoğrafın imzası durur kirpik uçlarınızda. Anımsarsınız yeniden. Bir sonraki uçurumunu, uçurtmalaştırabilecek kadar yetenekli olup olmadığınızı umursamadığını, dünyanın.


Senelerle sarmalanmış, tumturaklı bir cigara tüttürmüşsünüzdür çoktan. His tellerinizde, ‘’iç ses'in hızı, dış'ından fazla hesap tutmalı...’’ nağmelerine öykünen küçük bir gökkuzgununun tiratı.


Sonrasında, aklınızın dokuz köyünden de kovduğunuz, parça tesirli, gün süngülü - artık siz deyin altıncı, ben diyeyim beşbinseksensekizinci - hissiyatın gecede sığınan boş yorganı, yastığı.


‘’Uyku, türküsüz; sabah sövgüsüz olmazsa, çeşmede su koşmaz.’’ derdi ak pencereli kadın bilgeliği...


‘’Bundan sonra’’ diyerek başladığını bilseydi hayat, varoluşunu inkar edebilirdi.


´´...İhtimalleri sızdıran başka dün dökümleri de vardı. Duvarları kağıtlaştırmamışlardı henüz, inanç tek sayılı bir doğumdandı. Çocuk yüzünü anlatamazdın, hangi sayfada kalırsa kalsın bulutların sabrı, dökülürdü pul pul bir Pazar sabahı. Yarım bırakılmış gülüştür, günah. Hangi günahı tebessüm olmadığına inandırdın, hatırlıyor musun yoksa?...´´

 

 

 yirmi3teşrin-isanikibin8.


Kayıp Karga | İletişim | rss takibi

Bohem Mekan 2007-2008 © Tüm Hakları Saklıdır
Programlama : Yaman Tasarım Ve Programlama
Tema dizayn   :