Tatil günlerimin birinde gece uyurken çok kötü bir rüya gördüm. Bir mezar, yeni ölmüş bir gence aitti. Mezarın başında bir solunum cihazı takılı ölü o cihazdan nefes alıyordu. Hem ölü hem de yaşıyordu. Ne kalkabiliyor nede tam gömülebiliyordu. Ve çok acı bir durumdu. Bir kabus tu adeta yüreğim sızlıyor ve ağlıyordum. Sabah uyandığımda rüya olduğunu anlamak sevindirdi beni tatil bitip eve döndüğümde beni kötü bir sürprizin beklediğinden haberim yoktu. Bir kaza haberi Yeğenim feci bir şekilde araba kazası geçirmiş ve bilinci kapalı hastanenin Yoğun Bakım ünitesinde yatırmışlar. Babası hastanede refakatçı olarak kalıyor annesine izin vermemiş gelmesi için çünkü evde 5 çocuk daha var Kadın başına hastaneye gelmesi uygun değildi. Ama anne yüreği kanıyor evde yavrusu hastanede babasının sevgisi ne kadar yetecekti o küçücük yüreğin e Ahmet 6. çocuk en küçükleri ve en yaramazıydı tek derdi büyüklerinden para alıp bakkala gitmekti. kim para verse ona giderdi. Hiperaktif bir çocuk üstelik annesi hamileyken istememişti fazla derdi. Yaramazlığından dolayı herkes sevmekten kaçardı ondan, ona sarıldığımı ve öptüğümü pek hatırlamıyorum ama para verdiğim kesindi çok yeğen olunca arada unutuyor sevmeyi insan kızdığım da çok olmuştur pasaklılığından elleri hep çok kirli ve çamurluydu elimi öpmek istediğinde hep yıka derdim. ve içime sinmeden öpmüşümdür. Kimi ona deli, derdi kimi yaramaz, kimi belalı, derdi. Kaza anı da kuzeniyle yaramazlık yapmak için dışarıdayken oluyor caddenin öteki tarafında yırtık bir futbol topunu kuzeni görüp Ahmet ’i gönderiyor işlek bir ana cadde üstünden karşıdan karşıya geçince yolda geçen bir araba vuruyor ve başı keskin kaldırım taşına çarpıyor beyin kanaması geçiriyor. Ardından hastaneye kaldırılıyor. İş çıkışı bir arkadaşıma giderken yolda ağabeyim telefon etti. Ve bana olanları anlattı. Apar topar hastaneye gittim. Yoğun bakım ünitesinde yeşil kartlı bir çocuk hasta olarak yatıyordu. Aynı odada onunla aynı kaderi paylaşan üç çocuk daha vardı. Biri erkek çocuk öteki kız çocuğuydu. İkisinin de refekatçı sı anneleriydi. Küçük her zamanki gibi kirli ellerine baktım. Doktor sık sık masaj yapmazı tembihledi. Beyni darbe almış ve kan pıhtılaşmış kanın akması için rehabitasyon ve masaj gerekliydi. Babası sol elini bende sağ elini ovdum. Bu kez büyük bir istekle daha önce hiç dokunmak istemediğim ellerini sımsıkı ovuyordum. Şefkatle ve sevgiyle o anda kendine gelip gözlerini açtığında beni görüp teyze demesini çok istedim. Çok sevdiği çikolataları almayı ve onu hayatında hiç görmediği yerlerde gezdirmeyi üstüne başına güzel giyecekler almayı ne çok istedim. Sarılıp öpmeyi yeniden dünyaya hoş geldin demeyi çok istedim. Ama ne yazık ki hiç tepki vermedi. Yaşayamadığı mutluluğu hatta beklide hiç yaşayamadan cennete gidecekti. Küçük ahmet