I- MOLA
Kimsesiz seslerle boğuşuyorum
Biraz karanlığa ihtiyacım var.
II- KAYIP
Seni anlatmak için seçtiğim cümlelerimi
Sakladığım yeri bulamıyorum
Kendime ait pek çok fikri
Önemli ya da özel anlar için biriktirdim
Fakat ne vakit
Herhangi birinden bahis açacak olsam
Başkaları tarafından çalınıyorlar;
Dargın bir müzik sözsüz bir parça gibi.
III- TAKİP
Bu ilişki bende çok yaralar açtı
Ne yaptıysam doyuramadım
Alt yazısız bir filmi
Son ses açıp izlerken
Kaç sigaram kül tablasıyla öpüştü
Ne yaptıysam sayamadım
Teğet geçtiğim bütün paylaşımlarımı
Bir çocuğun elinden kayıp giden
Yerçekiminden habersiz uçurtmalar gibi
Gök-yüzüne bağışladım.
IV- YOLCULUK
Sözcüklerden de arındık
Anlatacak neyimiz kaldı ki zaten
Aşabildiklerimize aş
Aşamadıklarımıza taş deyip
Yola koyulalım artık
Hem vakit geldi de geçiyor.
III- KAÇIŞ
Gök diyorum yüzün
Yani diyorum
Nice bulutlar gözlerinde
Ve nice nehirler saçlarında
Bağışladım diyorum
Yani yaşayamadığım tüm anılarım
Dudaklarının kıyısında diyorum
Ve söylemedin ama biliyorum
Yaralar kapandıkça acıyor.
II- ZAYİAT
Dargın bir müzik diyorum
Sözsüz bir parça
Hani biz ayrılırken çalan
Sana fazladan birkaç dakika sarılmama sebep
Şarkı gitme demiyor
Ben git demiyorum
Sen kalayım demiyorsun
Şarkı bitiyor
Ve gidiyorsun
Ben hiçbir şey anlamıyorum
Dargın bir müzik diyorum;
Benim dağınık ruh halim
Ve sözsüz bir parça;
Gidişini başka türlü açıklayamıyorum.
I- TENEFFÜS
Başladığım yerdeyim kimsesiz
Karanlığa ihtiyacım var biraz,
Bariz.
0- ANLAM
Hiç.
Şimdi Kadıköy'de, Beşiktaş'ta, Ortaköy'de; yani İstanbul'un herhangi bir yerinde, oturdum tarihimizin üstüne, tespih çekiyorum: seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum.