ŞiirÖyküDenemeÖzgür MetinKitapMüzikBilge
Arama

Okur- sanız & Yazar- sanız | Bohem Mekan; Özgür Metin - Delikanlım (1)...

Delikanlım (1) 8

O koca gözlüklü, tombul delikanlıya gidiyoruz. Delikanlı demem gerekiyor dedeme, çünkü yaşını her sorana daha on sekizinde olduğunu söylüyor, ciddi ciddi. Sonra suratımda alaycı bir kahkaha belirince hemen kendini toparlayıp, beni de yalanına ortak etmek ister gibi ;
“Ama öyle değil mi” diyor . Ah dedem ah ! anlaşılan hiç uslanmayacaksın…

Bir çocuğun en mutlu olabileceği şeylerden biri, dedesinin bakkal dükkanının olmasıdır herhalde. Düşünsenize bir çocuk daha ne bekler hayattan…Annem beni annaneme her bıraktığında; onlar birbirleriyle özlem giderirlerken, ben de usul usul adımlarla evin aşağısındaki dedemsiz düşünemediğim, bakkal dükkanına kaçardım…Tabii ki beni aradıkları ilk yer, dedemin kucağı oluverirdi . Elime sıkıştırılmış çikolatalar, cebimden taşan çekirdeklerle çıkardım dükkandan . Mutluluk adım oluverirdi .

Eve gittiğimizde köşesine oturur, beni de dizinin dibine alıp ne hikayelere boğardı; ama ne hikayeler. Küçük bir beynin hayal dünyasının yanına, daha ne gezegenler sıkıştırmayı bilirdi .

Çok farklı bir sevgi vardı içimde ona karşı. Belki de bir hayatın onsuz geçemeyeceğini düşünecek kadar. Bu sevgiyi nasıl vermişti bilmiyorum ama helal olsun sana delikanlıymışsın demek geliyor içimden…Aman duymasın.

“Gözlerini kapa” derdi ; yanına sokulduğumda “ Ama açmak yok ”.
“Tamam” derdim . Göz ucuyla bakacak olursam,  yumuşacık eliyle gözümü tekrar örtmeye çalışırdı. Sonra yavaş yavaş karnımdan gıdıklamaya başlar, en sonunda boynumun yakınına gelir ve elindeki hediyeyi kazağımdan içime atıverirdi. Her defasında şaşırmış gibi yapardım. Çünkü bu oyunu hep tekrarlardı. İçimden ya bir balon çıkardı, ya da sevinebileceğim başka bir şey. Aslında ne balondu, ne de başka hediyelerdi beni sevindiren. İlgilenmesi, belki de o uçsuz bucaksız sevgisiydi. Ama bilirdi çocuk ruhunu işte. Bilirdi benim delikanlım…

Garip bir adamdı şu dedem. İyi olmasına iyiydi ama biraz fazlaca desem daha yerine oturmuş bir kavram olacak herhalde. İnsanın sekiz çocuğu olur da bir de dayanamayıp dokuzuncuyu evlat edinir mi ? Edinir. Benim dedem edinir . Ama düşününce elinden öpesim geliyor, iyi ki de Ayşe diye bir teyzem olmuş. Teyzelerin bir tanesidir; hiç farkı yok diğerlerinden. Olmamalı da zaten. Hiç unutmam bir gün, ben sevineyim diye eski kumaşlardan bana eşşek yapmıştı, hele birde verirken çıkardığı ses efekti yok muydu ! Akşama kadar gülmekten halim kalmamıştı. Ertesi gün zürafayı da elime sıkıştırınca ne kadar ısrar etmiştim haydi bunun da sesini çıkar diye. Çocuk aklı işte ama o çıkardığı sesi hatırlamak bile istemiyorum. O neydi öyle ayşe teyze, bir günüm daha öldü desene kopardın beni gene hayattan…

Kocaman bir evleri vardı dedemlerin iki katlı. O zamana göre çok güzeldi evleri. Ama en güzel yanı kalabalık oluşuydu. Bir insana yemek yerken bu kadar tatlı mı gelirdi her şey .

Bayramların gelmesini iple çekerdim, çünkü herkes orada olurdu. Dayılarımın yaptığı şaklabanlıkları hatırladıkça hala bu güzel anılar tebessüm konduruyor dudaklarıma .

Şimdilerde o günlere dair sadece tebessüm kaldı, bir de hatırladıkça boğazımda kenetlenen bir iki düğüm …

Delikanlıma gidiyoruz şimdi; ama bu sefer ki farklı …

 

Yorumlar

Anıların o genzi yakan tadını çok güzel resmetmişsin
Handelinka. Kalemine sağlık.
Flam - 10.04.2007-18:06:30

Kayıp Karga | İletişim | rss takibi

Bohem Mekan 2007-2008 © Tüm Hakları Saklıdır
Programlama : Yaman Tasarım Ve Programlama
Tema dizayn   : Bohem yazar