İki çatık kaş arasında
gizli yaşam.
Farkında değilsin..
Uzaklara düğümlü gözlerini çözüp,
Çevirmeliydim seni bugüne -bana-
Çırılçıplaktın.
Sen yalnızca sana
ve su tutmaz kayganlığına aittin
Çırılçıplaktın
Ve evren paramparçaydı gözlerinde..
Sana dair,
Sana koşan çıplak ayaklı
Bir çocuktu çığlıklarım..
Yaşanmayanları anlatıp durdu sana.
Oysa sen
o kadar alışkındın ki bu çocuğa,
bir gün üşüyeceğini,
birden bire büyüyeceğini bilemedin.
Anlık bir sarsıntıydı.
Buruşmuş bir yüz.
Evet. Her şeyin önceden söylendiğini
bilen bir yaşam..
Ama yine de;
İlk ses benim olsun
Yaşantıların paramparça eteğinde..
Çırılçıplaksın
Vücudun oyuk oyuk
ve her oyukta bir göz
Kapanmış bir yaranın
Mavi nazarlığını değdiriyor
ellerime
Başka renkler istiyorsun.
Başka sesler.
Ve başka bir ben..
Soğuk yaranın artık solmayan mavisi mi?
Hayat sarısı mı?
Yoksa bembeyaz bir siyah mı?
Seçemiyorsun
Kanımı boğan renkleri..
Gözlerimde tüm renkler bulanık artık..
Aradığın böyle bir ben belki..
Ya da ‘başka’ bir ben..
Dediğin gibi;
Dışarıda bir cenaze alayı
İhtiyar bir jazz’cı taşır
Ve ben
Hangi renge boyanacağımı bilemem
Hangi renge boyanayım..?