a-
Şehvet,
En çok senin bardağını dolduruyor.
Bir tek senin tenin sıcak ellerimde.
Bilmesen de, görmesen de,
Zaman her şeyi eziyor..
Oyunu kendince oynayan bir karanlık,
Bensiz içiyor bedenini..
Nasıl uyuyacaklar az sonra
Nasıl hiçbir şey düşünmeden
- solumadan -
- rüya görmeden-
Nasıl yorgunlar şimdi;
Bitmiş bir oyunun getirdikleriyle..
Hadi.
Güneş doğmadan biraz daha.
Üşütmeyecek ateşler sarınıyor bedenine.
Bir hayat geçiyor bedenimden;
Tenine baktıkça, dokundukça,
Tattkça tenini..
Yağmurun masumluğu,
Günahkar isteklerini örtemiyor göğsünde.
Ve fısıltıların çıldırtıcılığıyla,
Soğutuyorsun duygusallığı..
Suların vahşi dokunuşları
Çırpınırken damla damla bekleyişinde,
Gözlerin bir tutku alevinin pençesinde
ve benim tenimde...
Kor kırmızı bir aitlikle,
Kadehlerimizi seslerinden ayıran hisler süzülürken
Beynimizden aks-i seda içeri,
Hiç istemiyorum sabah olsun...
b-
Nasıl uyanacaklar az sonra;
Güne uyanmayı hiç dilememişçe.
Nasıl sakınacaklar seviden..
Bir oyun yeniden başlarken,
Roller biçecekler suretlerine;
Asla kendileri olamadan..
Uyanık kalmaya muhtaç sevi adına,
Güne uyumalı şimdi..
Ne, rüya yoksulu, başlayış bilmeyen
Günötelerde,
Ne de sakınılmış,
Ertelenmiş günberilerde
Dirilir sevi..
Her şeyin ilkini tekrar ettiği bir yaşamda,
İlk kez senin tekrarını istiyorum.
Bedenimde: sonlanmayan düşüncelerle..
İlkin ve bitişin olmadığım için..
Ve tükenmiş olmak istiyorum sabahına
İlkini ve bitişini,
Başka bir bedende yaşamamak için..