tam "tan" vaktiydi,
şey-tan-dan doğan bir fikr-i humma sardı ciğerlerimizi.
lanetini üzerimize, hürmetini kulaklarımıza...
akıl çelesi sardı çepeçevre gizil güçlerimizi.
biz gücümüze sebepler ararken,
saplandı bir kara zehir bağrımızdan içeri.
"ol" dedi...
"öl" dedi...
"al" dedi...
"ol"ası bir "öl"üm "al"dık bir şairin bir dizesinden.
bir bilmişlik çöreklendi dillerimize.
bir kendinden eminlik zuhur etti.
kendimize kızdık, şeytan kadar kandıramıyoruz kendimizi diye.
seslendi...
"ar" dedi,
"har" dedi,
"zar" dedi.
"ar"sız bir "har" ile parçaladık "zar"ımızı...
biz,
o günden beridir,
özgürüz...