kırmızı yelken siyah çapra
düğünler dönüyor makara uykuda
sardıkça çekiyor kendini demir dağ
iskele şekerliyor hiç yalnız kalmadı ya
fikirler kurtarıyor michael sona'da
biletler salınıp atari salonlarında
bir düzlükten bir kapıya
girip çıkmalarla birlikte
eksilerek gitgide
ve tamamlayarak açıldıkça derine
her bir damla kendime
süzülerek ille de
korunaksız vadide
tüller teri alırken ürpereterek tendiden
iskele kuru zemin kamara iyice sıcak
kil rengi bir bacak
ve şarabımtırak bir ezgi damak dibinve
başka ne var bırakacak.
siyak yelken paslı çapa