Gecenin saten beyazı
gözlerime dökülen.
Harcını taşırken Kristal kelebekler
Küstahın pencereme ördüğü duvarın,
Ben,
Gökkuşağını dışlayan kar sempatizanlığımla,
İşledim durdum bezgin ruhumun tüm kuşkularını..
Aydınlıkla karanlığın
Yadsıyışları gibi sırdaş bir acımasızlıkla,
Sakındın kendini;
Öptükçe, Dokundukça, Kokladıkça...
Korkmamalıydın.
Anlık bir vesika olmayacaktı yüzün.
İçime ve dışıma giren,
Geveze açlığım değildin sen.
Neden, soğuturken sessizlik yokluğunu
Aldığını bölüşmez bir karanlık
Bensiz içiyor bedenini?
Neden, katlanamadığın,
Dudaklarıma değmiş binlerce öpücüğü,
Yerlerinde bırakmadın?
Binlerce kişinin de olsa,
Kirlenmeseydi yüreğimdeki buseler: senin için...
Tutup kaldırsaydın;
Yanakları yarılmış umutlarını.
Yağmurun sesinde beni dinlemeye devam etseydin.
(beni de dinleseydin)
Dinleseydin;
Sabah-akşam,
Gökyüzünün tüm kızıllıklarını
Senin şakaklarında birleştirmek düşlerimi.
Dinleseydin
Ve ben vazgeçmeseydim yağmur olmaktan..
Yürüdükçe
toprağını bulan sulara,
Islak koktukça yalınlığım,
Sende kalan yalnızlığım olsaydın...