içimden içini geçiriyorum
yine
eskiyen sayfaların üzerine dökülüyorsun
bu
sağanak ve hüzzam
gece'nin saçları avuçlarımda yıllanacak
tel tel
gedik harflerin boylarına uzanarak
.
.
.
yalnızlığın ilk hecesini öpüyorsun
bulanık ama masumane
şairinden bihaber
bildiğin tüm şiirlerinde
kopya çektiğin bir hüznü arıyorsun
serseri
ve
rüzgarında savrulmadık bir gölge
içimi içinden geçiriyorum
yine
bilmiyorsun
tarifi ezberlenmemiş bir imgenin eskizinde
nakaratlarımın
köşe başları
ve
parçalanacak uyku kentlerinde
.
.
.
yüreğinin gözü âmâ
ve
uçurum duvarlarında
bundandır ki;
görmüyorsun
ayrılık geçerken kaldırımlarından
ve
kısa tümceler doldurmuşken ben bavuluma
içimden içini geçiriyorum
yine
anlamıyorsun
toprağımızı yağmalayanlar
inanmak istediklerimizdi
inandıklarımız
değil
asılamazken sevda
düşlerin perdelerine
.
.
.