vakte sitem ederken,
güz rüzgarlarıyla tanıştım
aşamadığım dağların
roma’da roma’lı gibi
olamayışımdan mı?
yudumlarla tadılması
arzulanan
(ım)
o
bir
mey
yüreklere sığmazken
kurumuş çaylarda
yıkanılır mı?
ve
bir çita
uykusunun
sonlarındaydı
dolu başak
eğilirdi
bu
çok
doğaldı
kırılan bir
kalemin
ahıyla
sesi duyulmuştu bir kez
o idam
sehpasının
köşeden
kibritçi kız
çıkmıştı
her bir
kibriti
çakışıyla
vasati
kırk
çöp
vasati
kırk
vakti
vasat
at
yelesinde
yitik
bir zaman