Eğer
seni seviyorsam
çığlığıma ses tellerini bağlıyorsam
ve parmakları kırılmış ellerimde bir masal kitabı
anlatıyorsam soğuk
ve uykulu
ve yatağının üstünde sekerek
kurşun gibi davetiyeler bir kemanı ağlatıyorsa
bir tanım
bir adın
ve bir kının oluyorsa düş sarrafı yolculuğumuz
ahlaksız vedalar üşüsün diyedir.
sana bağışladım kramponlarımı
sahada ağır aksak
ve yaralıyım
cılız alkışım
tezahüratım
gördüğüm kart
yediğim tekme doyurmuyordu beni
içi sen dolu bir sevgiliye
ağır aksak
ve yaralı koşuyordum
kalede dibi düşmüş umutları tutup bacaklarından aşağı doğru sallandırmak gibi
biraz yorgun
biraz senin çekirdeğine dişimi kırıp ağustos ortasında
emir kiplerinden yokuş yukarı çıkmak gibiydi her şey
zordu
en trajik anlarda bile gülmeyi başarabilmek
zordu
ulaşamamaya lades olmak
zordu çünkü ağustostu
78 model saklambaçtı seninle sevişmek... işte buydu!