ŞiirÖyküDenemeÖzgür MetinKitapMüzikBilge
Arama

Okur- sanız & Yazar- sanız | Bohem Mekan; Deneme - Vahşi Olan Rüzgardır...

Vahşi Olan Rüzgardır 4

´´...love me, love me, love me, say you do, let me fly away with you, for my love is like the wind, and wild is the wind...
...give me more than one caress, satisfy this hungriness, let the wind blow through your heart, for wild is the wind...
...you... touch me... i hear the sound of the mandolins... you... kiss me... with your kiss my life begins...
...you're spring to me, all things to me, don't you know you're life itself ? ...
...like a leaf clings to a tree... oh my darlin'... cling to me...
...for we're creatures of the wind... and wild is the wind...
...so;wild is the wind...´´

- David Bowie / Wild İs The Wind.



Şimdi ve burada…

Yaşamsal tanığımın aslolan nidalarını dinleyerek bekleyeceğim sadece…İliştirilmiş gibi durduğum alan önce brüt sonra da net olarak ağırlığımı hesaplayacak…Hiçbir adımsal kurgu,farkındalığıma varamayacak…

Henüz ismi bahşedilmemiş bir kente uyku/lar serpiştirilecek kilometreler bazında…İç(lem)sel ve iş(lem)sel bağlantılar dikenli otlarından temizlenecek inceden bilenmiş bir bıçak aymazlığında…

İstikametsiz sınırlar üzerinden,kıyılarıma gem vurmuş hava dalgasının hangi iklimsizliğe ait olduğu konusunda,düş/lem/ler varolacak gece’nin araf yakınlarında fısıltıyla doğmuş…

İliklerimi birbirine çarparak çıkıp gitmiş bir başkaldırı,dış mihraplarıma kadar dayanacak belki de birkaç dairesel mimiğin çıkarsız yardımlarıyla…

Rastlantılar kendilerini kovalamak istercesine,usulca saydamlaşacak ve buharlaşacaklar yavaş yavaş…Derler ya;göz görmeyince,gönül katlanacak (!)

Gün henüz rengini keşfedemeden,solukların ayaklarına dolanan çocuksu melodiler dokunacak yaşam boşluklarına…Bemoller ve diyezler gittikçe belirginleşecek tüm hatlarınca…

Kelimeler aranacak ve taranacak,tarifsizliğin yerine geçebilen…Öyle ki;sözlüksel anlamları ancak tersinden okunduğunda;gerçeklik lekeleşecek sepya repertuarların ortasında…

Notalarından çekip çıkartılacak dikkatlice,her bir iz…Peşi sıra gölgeler eş düş/ürülecek anlatılmamış öykülerin akustik ferahlığına…

Ömürlerden dikilip biçilemeyecek,kalıpsız bedel/ler…Tanrısallığın önünde diz çökmüş manidarlıklar kutsanacak bucak bucak…

Yalnızlıklar değiş tokuş edilecek ve emanete asla hıyanet edilmeyecek (!) Yeminlerin alın yaz(g)ılarından tutuşacak milimetrik ve simetrik sızı/lar…

Ardından aşk kıvamı tutturuluncaya dek,kısık ateşte pişirilecek ve sırça bir kadehe indirgenerek saklıca aşırılacak…

Nefs-i müdafaa eksikliğinden tamamlanacak zam/an/sız imgelerin şiirleri…Bir görünüp,bir kaybolacak flu inançlar…Yüzeylerinden sıyrılarak,açık ara farkla birincil olarak rüyaların âmâ tabir/ler/i…

Söz dönüp dolaşıp,benzer tınılardan yükseltecek ses/siz/liklerini…

Soracak bir de :

‘’…Ya ölünce sevemezsem,seni…?’’

Bil/se ki;adanmışlıkların altı çizili başrolünde oynamaz ölüm,ister yedi oktavlık perdesi ister bir oyunun son sahnesi…

Hilafsız…

 

´1mayıs07´

Yorumlar

denemeniz david bowieyle başlasada içinde konumlanmış cümleler bana murat yılmazyıldırımın
şarkı sözlerini hatırlattı.

Rastlantılar kendilerini kovalamak istercesine,usulca saydamlaşacak ve buharlaşacaklar yavaş yavaş…,

elinize sağlık...
revolver6 - 10.05.2008-11:11:04

uzun cümlelerden kaçınmak gerekiyor... okuyucunun dağılmaması ve anlatılmak istenenin anlatılabilmesi adına... bunun karşılığı kısa basit cümleler değil elbette. sadece cümle içerisinde nefes almamız gerektiği zamanlarda virgül koyarak devam etmek yerine bazen noktayı sevmek...
içeriği çok yoğun... aynanın o masum korkusunu da içerisine serpiştirmeniz hoş olmuş..
saygıyla
aylak adam - 10.05.2008-11:55:57

Kayıp Karga | İletişim | rss takibi

Bohem Mekan 2007-2008 © Tüm Hakları Saklıdır
Programlama : Yaman Tasarım Ve Programlama
Tema dizayn   : Bohem yazar