´´...gözlerinde uykusuzluğum, uykusuzluğum dilsizliğinde çözülüyor senin...´´
anlamak;
bir dua´nın iliklerinde geceyi
yalnızlığa;
omuzları çökük ve yenik dönmüş
bir çocuk gibi
kurulu bir masal´ın
sorgusal saatleri
zembereği kırılmış bir yaşamdan
heceleniyor
bölük pörçük
mazi
.
.
.
sanıyorsun ki;
kimi ömür, her bildiğiyle avunur
bir güneş aymazlığı
ya da
esrik düş/lem/ler sureti
yağmur ıslanmış üstelik
ses/sizlik
kovuğunda uğulduyor sanki
şiirler anımsıyorum ardından
şehrinin sepya duvarlarından
her biri
kaldırım boylamlarına uzanıyor aşk
bakışları nasıl da bir öncekinden
eski
birikirken
ilk´i kayıp
parantez iç/ler/i
ve
geçip giderken şarkılar
bilirsin;
saçlarının arasından hani
ölüm´ü bağışlar notalar
tenin saklı durgun sularında
kovalıyorken duraksız
gölgeler birbirini
.
.
.
onaltımayıs007.