Herkes bazen içki kokar.
Cami avlusunda kahkaha atarak
Estağfurullah, tövbe tövbe der belki.
Gene de
Herkes bazen içki kokar.
Bazen aynadaki kırıkları etiyle temizlerken
Parmaklarını saymayı öğrenir şaşırarak.
Kronolojik bir sıralamayla
Serçe parmağını uçurur kesiklerle.
Bazen sadece karşısındakinin tuzlu sevip sevmediğini öğrenmek ister,
Her şeyin dozunu ayarlayabilmek adına.
Doldurur kesik parmaklarını tuzların içine
Gene de
Herkes en çok kendine şaşırarak öğrenir.
Herkes bazen tüm içgüdülerini törpülemek ister.
Saçları yanıbaşında
Başını çevirdikçe her bir teli değiyor işte dudağına.
Onun kızıl dalgalı saçları...
Kıvrılmış oyuklu beli...
İşte her şey yanıbaşında...
‘ - Elimi beline koysam rahatsız olur musun? ‘
Bazen tüm içgüdülerini törpülemek ister insan.
Gene de
Karşındakinin içgüdüleri kadar gerçek olursun.
( elimi havada bırakmadığın kadar gerçeksin)
Bazen diktiği yüzlerdeki saçmalama hakkını kullanmak ister.
Gözlerini ağzıyla, burnunu kulaklarıyla yer değiştirir.
Kör bir terziyle değiştiği zaman elleri
Saçmalama hakkını kaybeder ömür boyu.
Gene de
Herkes bazen diktiği yüzleri içinden sökmeye başladığında saçmalar.
( neden değiştirmeye çalıştım ki diye...)
Ve herkes bazen,
‘ Hayatımda hiç bazen demedim,
Ama ‘ bazen' demeyi istiyorum ‘ diyerek,
Kelimeleri cümle içinde kullanarak öğrenir.
Sonra cümleleri,
Sonra cümlelere birden fazla anlam yüklemeyi,
Ardından ezbere okumayı öğrenir.
Gene de
Herkes bazen ilk kelimesinin
Cümle içindeki değerinin gerçek olmasını ister.
( her kelimeyi ilk algıladığı cümlelerine küfredebilmek adına...)