(içimde bir mezar ölüyor
tabutlara kenetlenesi çiviler çakıyorum ayalarıma.
bir ölüye gitme demenin ardına hangi yası iliştirir ki insan dediğin.
"dert" oluyor yavaş yavaş dokunduklarım,
aralanıyorum, elden düşüyorum.
ses çıkaran uzuvlarımı atışlara şahit kesiliyorum.
yatak yorgan sırılsıklam, döllenesi kokuyor yoksunluk.)
-uzun otobüslerde uzun şiirler okunmalı,
? uzadıkça gözlerime kızgın demirler sürülüyor, yapma!
- (ey kendini ben sanan gövdem!
ömür temize çekilmiyor,
at beni üzerinden.)
şairi dinlemelisin.
? şair dediğin şiirden ölür mü? ölüyorum...
- iki soru arasında kalan!...
sebepsiz olmaz yol...
koku taşıyıcısın yalnız.
kime ne kadar kalmalı? kimde ne kadar kalmalı?
? sorularım...
- şiiri içmelisin. damarlarında sefer etmeli şiir, belki o zaman kurtarırsın şairi.
? iki soru dedin?
-bak!
kendi saçlarına kendi dokunuyor bir kız çocuğu, yastığına dolanıyor el yordamı ile.
? soru?
- satırları okurken kaçırdıkların var.
? satır aralarının susuzluğa iyi geldiğini duymuştum.
- oysa susatmalı, kurutmalı iliklerini satır araların.
? sen kaç aralık devşirdin cümlelerimden.
- kadın kokusu...
dayanılmaz değil mi?
bir efsun?
yahut gizem?...
rahmine sarındığın bir ceset?
kaçılası kent?
kadın kokusu ah!
kokumu bulaştırma boyun çukuruna.
? ...
- gidişlerine newroz ateşi sarsam, yansam her ayak deviniminde, dallar sana kesse, her bir yandan saldırsan hücrelerime.
? gidiyorum.
- "dilimi kestim, ağzımda dicle kokan bir ses"
? bu hangi şairdendi.
- doğu(su) ağlayan...