* ´´…hep uzakta duran bir hayvansın sen, uzakta durarak korunan. vahşetin dişlerini kullanamayacak kadar meleksi ve yara alışverişi yapamayacak kadar ürkeksin…´´
İlk adım… Doğurganlığını yitirmiş kurguların; ana lisanındaki ezbereleri karalarsın pervasızca… Hep gitmek istediğinden sıklıkla dem vurduğun bir şehir; sisli mevsimini pür dikkat dağıtmaktadır o anda, usunun pusularına… Oysa bilirsin ki; ‘’ yapmak ’’ bilineni ile ‘’ yapmayı istemek ’’ bilinmez’i aynı denklemin yerçekiminde çözümlen/e/mez… Erteleyişleri kullanma kılavuzunda ise; bir tek bu kurama yer verilmez…
‘’ Hangi tarifsizliğin iç ceplerine s/akladım acaba bu zam/an/sızlığı… ’’ diye eşelenip durduğun toprağında, patika bir yolculukla karşılarsın kendini… Soluduğun atmosferin tanıdık tadından olsa gerek; dudaklarının hizasında ortaladığın tüm mesafelerin seyirleri açıktır… Tek yapman gereken; ç/iz/gilerini saymaya alışkın olmayan, yalnızca sınırsızlıklarını bellemiş bir yol´u, patika bir yolculuğa sığdırmaktır…
* ´´…olup biteni görebilecek kadar yakında, vakti gelince kaçabilecek kadar ötede durmaya karar kıldın bu yüzden. ötede durdukça ötelenen birisin sen. ötelendikçe; daha geniş bir alanı görebilen…’’
İkinci adım… Başlangıçların derinleştikçe tekrarlanan nakaratlarını, bir çift sanrı böler, tuzlu suda bekletilmiş harfleriyle… Kalanın; tek bir ölümle sonuçlanacağını tahminselleştirmek, küçük ve italik yazgılar için, işten bile değildir… Çünkü kaybedilmişliklerin; asla kazanmamış olduğuna inandıkların ile isimlendirilmiştir… Ki; inançlar eksik geçmişlerle tamamlar kendini, her bir duvarını düş´e kalkmanın kimsesizliğinde inşa etmek zorunda kala/kaldığın… Oysa bilirsin ki; daha önce hiç karşılaşmamış olduğun anahtarlar açar kilitlerini tebessümlerinin… Beklentisizliklerin ise, avucunda titrek fısıltısını taşır umarsızlığın… Dillendirilmeleri ancak satır aralarına denk düşenler; onlardan başkası da değildir zaten… Anlamak için; girdiğin kestirme sokaklarda bile; kendi kalabalığına karışırsın, lâl olursun hem de zerreciklerince…
Her sual bol, her yanıt dar gelecektir bu evrenin ölçülerine… İçinden ikiye kadar sayıp; bir adım seçme lüksünün haricinde…
* - ece temelkuran / kıyı kitabı / s.14 -
/ oo7haziran29 /