İlk kez milli oluyorum Matin...Ellerim ilk kez bir kadına bu kadar yakın...Ellerim sütyen mesafende...İman tahtandan fezaya uzanan nükleer birer tehditken memelerin, sevişme süratinde yayılırken şehvete, orta yaş bunalımlı adamların tam ortasında en ahlaksızından sevişirken ve çatalların terlemişken hayal ederdim seni.
Her şehrin en turistik intihar yerleri ucuz otelleridir Matin ve sen her gece bir başka ucuz otelde görülürdün. Ama sonra... Sonra lüks kaldırımların mahremiyetine gölge düşürmeye başladın; ağzında işkembenin en keçiboynuzu kıvamlı yerini geviş getiren abazan bir adamın arkasında... Arkasındaydın karısına özendiğin adamın..
Karısı seni ilk olarak adamın gömleğinde yakalamıştı Matin. Bir ruj lekesiydin sadece ve her zamanki tek gecelik kadınlardan. İkinci seferinde bir saç teliydin ve karantinaya alınmıştın. Üçüncü kez bir tırnak iziydin boyunda ve metres olduğun garantiydi artık.
Bizim dünyamızı sen bilmezsin Matin. Bir mafya babasının karısı bazen kocasından daha tehlikeli olabilir ve birini düşmanı olarak bellerse pençeleri hiç olmadığı kadar sivrilir.
İnan pençenin hiç bir suçu yoktur Matin...O sadece içgüdülerin tetiklediği reflekse ve beynin verdiği komuta itaat eder...Ve hayat bazen birilerine itaatkar pençe görevi verir.
Sana bunu haber vermek için gelmek isterdim Matin. Seni bu hayattan çekip kurtaran Türk filmi adamlardan biri olmak isterdim ama artık ellerim sütyen mesafende ve ellerim sütyen mesafendeyse tuttuğum bıçak çoktan saplandı demektir kalbine...
Dediğim gibi Matin:
Yeraltı jargonuyla; İlk kez milli oluyorum...
İlk kez birini öldürüyorum...
Not: Öykü konusunda ilk kez milli oluyorum :)