YEK-O
[ VAVEYLA]
Öylesine geçtin içimden,
Şimdi rüzgar topluyor
Dağılmışlığımı.
[BARIŞ]
Öylesine esiyor rüzgar,
Şimdi içim dağıtıyor
Toplanmışlığımı.
[VAVEYLA]
Hoppa ıslıklarla
Dolduruyor rüzgar
Hüznün hokkasını;
Zulmün divitinden damlatıyor,
Hoyratın kahkahasını.
[BARIŞ]
Yüzümde ayın gölgesi
Ayda gölgesi yüzümün
Hüznün
Divitsiz tüyü
Kışkırtıyor ölüyü-
-bile
DUO...
[VAVEYLA]
Aş diye yediğim
Taştı Aşk
Ay diye sarıldığım
Gölgeydi ölü
Serde öldü
Ölüm yüzün
Divitsiz tüy okşadıkça
Zalim gülüşün
Aş olup pişmeye kışkırırken
Taş olup yüreğime düştü
Yüzün
[BARIŞ]
Hayatı hiçe saymaktır
-adı aşk
Yaşamak için bir şey gerek
-adı aş
Büyüdükçe katılaşmış bir dünyadır
-adı taş
Taşı aş eyledikçe aşkın gücü
Ölüm,
Adın artık tırpanlı meleklerle anılmayacak.
[VAVEYLA]
Öyleyse şimdi tekrar düşün
Hayattan aldın neye dönüştün
Aş mı oldun piştin
Taş mı oldun düştün
Aşk mı oldun hiçtin...
[BARIŞ]
Öyleyse tekrar düşün şimdi
Hayattan bir suda çimdi
Ben dediğin can
Aşk için aş kusan
Taşa karşı aşk olan
Aşksız bir oğlan...
** Sıkıcı bir Sevinç Sokullu dersinde, bir parça kağıda, iç sıkıntısını atmak için karalanmış bir başlangıçtan güzel bir düete dönüşen bu şiir adına Barış YILDIRIM'ı sevgiyle yad ediyorum... İyi ki ne karaladığımı merak edip kağıdı önümden zorla çekmişsin... :)
VAVEYLA...